Popüler Kültür ve İletişim

Halk Kültürü Kitle Kültürü ve
Popüler Kültürün Üretim Dağıtım 
Tüketim Pratiklerinin Doğası

SUNUŞ

Bu kitap 1994'deki kitabımızın aynısı değil: Çok büyük değişiklikler yapıldı, güncelleştirildi ve Türkiye ile ilgili veriler ve yorumlarla zenginleştirildi.

Yirmi birinci yüzyılda kültür her zamankinden çok daha fazla önem kazanmıştır. Artık kültür konusu biliş ve bilinç yönetimiyle kimlikleri belirleme ve davranışları yönlendirme konusundan küresel pazarda sürdürülebilir egemenlik ve çıkarı sağlamak için üretimden tüketime kadar bütün ilişki biçimlerini içeren önemli bir ilgi alanı haline gelmiştir. Kültürde egemenlik (ve mücadele) tarihin hiç bir aşamasında bu denli yoğun bir şekilde planlı olarak üretilmemiştir. Aynı zamanda tarihin hiçbir döneminde kültür bilinç ve davranış yönetiminin bu denli konusu olmamıştır. Gene tarihin hiç bir döneminde kültür böl ve yönet politikalarının bu denli bir parçası olmamıştır: Türk kültürü, azınlık kültürü, gençlik kültürü, popüler kültür, kitle kültürü, kish kültürü, otomobil kültürü, seyahat kültürü, maganda kültürü, Amerikan kültürü, nargile kültürü, tüketim kültürü, çalışma kültürü, müzik kültürü, modern kültür, çağdaş kültür, evrensel kültür, yerel kültür, oyun kültürü, televizyon kültürü, yemek kültürü, Coca Cola kültürü, eğlence kültürü, varoş kültürü, siyasal kültür, çay kültürü, makyaj kültürü, hap kültürü, Bunların hepsi de dikkat edilirse birbiriyle bağlı iki faktörle ilişkilidir: Endüstriyel üretim/tüketim/kullanım ve bilinç yönetimi. Bu durum kaçınılmaz olarak kültür konusunun ayrıntılı ve örgütlü gerçeği yansıtacak bir biçimde ele alınması gereksinimi çok daha artırmaktadır. Bu kitap bu gereksinimden doğmuştur. Kültür konusunun öneminin artması sonucu aynı zamanda kültürle ilgili sayısız incelemelerin ve birçok kitabın üretildiğini de görürüz. Bu üretimler de diğer (mal ve hizmet gibi) üretimlerde olduğu gibi belli örgütlü çıkarların ve bu çıkarlara bağlı olarak gelen yönetimsel bilincin (ideolojinin) kaçınılmaz olarak bütünleşik bir parçasıdır. Elinizdeki kitap bu bütünleşiklikte diğer çoğunluktan farklı ve özel bir yerde durmasıyla ayrılmaktadır. Bu yer tarihsel örgütlü ilişkiler içinde inşa edilmiş insan gerçeğinin bu tarihsellikten ve örgütlülükten hareket ederek ve kültürel temsillerin tarihsel örgütlü amaçlar ve sonuçlar içinde anlamlandırıldığı yerdir. Dolayısıyla, kitap kültürel temsilden ve o temsilin bilincinden (düşünselden) hareket ederek gerçeğin biçimlendirildiği görüşünün aksine, kültürel temsilin ve düşünselin örgütlü ilişkiler gerçeğine bağlı olarak gelen ve o gerçeği yeniden-anlamlandırarak destekleyici veya eleştirel tepkide bulunan insandan hareket edilmesi gerektiğini belirten görüşüyle gelmektedir. Bu nedenle elinizdeki kitap günümüzde kitap, dergi, makale adı altında gelen belli çıkarlar için çok işlevsel olan kültürel çöplük yığınlarının dışında ve o yığınların içerik olarak yanında olmadan sadece fiziksel olarak yanında var olan anlamlı farklılığın bir parçasıdır. Bu nedenle kitap önemli ve ender olandır. Okuyucuları da doğal olarak önemli ve ne yazık ki günümüzün “görüntünün özü tanımladığı”, dolayısıyla seyretmenin okumanın önüne geçtiği, okunanın da seyredilen gibi “hazmı kolay bir şekilde paketlendiği” bir ortamda yaşayan ender insanlar olacaktır.

Kitabın konusu kültür (özellikle halk, kitle ve popüler kültür) ile ilgili olarak insan ve insanlık durumudur. Bu insan biziz ve insanlık durumu da bizim durumumuz. Dolayısıyla kültür sorunsalından geçerek bu kitapta kendimizi, kendimizin nasıl ve neden böyle olduğunu, kendimiz olmayanı, kendimiz olmayanın neden ve nasıl kendimiz olmadan kendimiz olduğunu, bunun nedenlerini ve olası bütün sonuçlarını anlamaya çalışacağız. Bu amaçla önce insan, örgütlü yaşam ve kültür bağını açıkladık. Böylece kültürü, halk kültürünü, popüler kültürü ve kitle kültürünü anlamaya çalıştık. Bu ilk bölümü mümkün olduğu kadar anlaşılır bir dille biçimlendirdik ki her okuyucu kolayca anlasın.

Kültürü, özellikle kitle ve popüler kültürü anlamak ancak kültürü tarihsel bir perspektif içinde almakla mümkündür. İkinci ve üçüncü bölüm bu amaçla düzenlendi. İkinci bölümde kapitalizm öncesi kültürel pratikler ve kültürün doğası genel olarak ele alındı. Aynı zamanda kapitalizm öncesi üretim tarzı ve ilişkilerinde yerel olanın doğası üzerinde duruldu.

Günümüzdeki egemen pratikler ve bu pratiklerin kültürünü anlama kaçınılmaz olarak kapitalizmdeki popüler pratikler ve bu pratiklerin doğası üzerinde durmayı gerektirir. Bu amaçla üçüncü bölüm hazırlandı.

Dördüncü bölümde Türkiye’de popüler yapılar ve pratikler ele alınarak incelendi. Popüler pratiklerin yapısıyla ilgili örnek verilerin toplanmasında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü üçüncü sınıfta İrfan Erdoğan’ın “iletişim araştırmaları” dersini alan öğrencilerin emeğine başvuruldu. Öğrenciler gruplara ayrıldı ve her grup kültürel yapı ve pratikle ilgili bir konuyu üstlendi ve alana giderek veri topladı. Kitabın üçüncü bölümündeki bilgilerin önemli bir kısmı bu verilerden yararlanarak elde edildi. Türkiye örneğini kullanarak günümüzdeki egemen kültürel pratiklerin ele alınışı ve sunuluşuyla sadece bu pratikleri, ne olduklarını ve sosyal anlamlarını ve sonuçlarını anlama amaçlanmadı, aynı zamanda verimli bir tartışma ortamı yaratmak, okuyucuyu düşündürmek, saha ve tarihsel araştırmaya yönlendirmek arzulandı. Elbette en ideal amaç kültür politikalarının düzenlenmesi ve yürütülmesinde egemen olan planlı ve bilinçliliğin doğasının ne olduğunun anlaşılması ve ona göre politikaların yeniden düşünülmesidir. Fakat böyle bir olasılığın olması için Türkiye’nin kendisi için düşündüğü ve kendisi için olan kendi politikalarının olması gerekir ki, turizmle kalkınacağını sanan bir egemen zihniyetin (ya da bilinçli uluslararası sahtekarlığın veya bilinçli sahtekarlığın ortağı olan ve kısa zamanda köşe dönen cinliğin veya cebini doldurma ötesinde ileriyi görmeyi düşünmeyen soyguncu siyasal ve ekonomik tüccarlığın) olduğu yerde böyle bir olasılık ortadan kalkmıştır.

Kitabın beşinci bölümü toplum yaşamında ciddi öneme sahip olan fakat popülerleştirilmeyen ve kötü olarak popülerleştirilen pratiklerin popülerleştirme endüstrileri tarafından neden ele alınmadıkları ve ele alındıklarında da neden “kötü popüler” yapıldıkları üzerinde duruldu. Böylece popülerleştirmenin gerçek doğasının daha açık bir şekilde anlaşılması sağlanmaya çalışıldı. 

Kitabın altıncı bölümü önceki bölümlerde ele alınan konuları akademik bağlamda farklı epistemolojiye ait olan kuramsal yaklaşımların nasıl açıkladığına ayrıldı. Bölümde kuramsal anlamlandırmalar sunuldu ve eleştirel bir şekilde değerlendirildi. Bölüm sadece kuramsal tanımlar ve tartışmalarla sınırlanmadı; aksine, kültürle ilgili temel toplumsal öğeler (örneğin halk, devlet, sınıf, ideoloji gibi) arasındaki ilişkiler üzerinde duruldu.

Bu kitabı ne amaçla okuyor olursanız olun, nedeniniz ne olursa olsun (bir kelime, cümle, unutulmuş bir referans bularak, yapıtı kötülemeye çalışan hasta kötü niyetlilik dışında) bu kitabı seçmeniz, en azından şuna işaret etmektedir: Siz günümüz dünyasında önemli ve ender olan insanlardansınız. Düşman bile olsanız (ki bildiğimiz kadarıyla hiç kimseye iyilik ötesinde bir şey yapmadık şimdiye kadar), gene de değerlisiniz.

Kitabın hazırlanmasında bize yardım eden Aytül Tamer, Bülent Tellan’a ve tüm öğrencilerimize teşekkür ederiz. Popüler kültürle ilgili veri toplamada bize yardım eden öğrencilerimizin isimlerini ilgili bölümde dipnot bilgisi olarak verdik. Ayrıca en son gözden geçirmeyi yapan Gökçe Ejder ve Nazmiye Erdoğan’a teşekkür ederiz.

Bu kitapta biz hiç bir şeyi yermiyor ve eleştirmiyoruz; sadece durum tespiti yapıyor, ne ve nasıl olduğunu anlamaya ve açıklamaya çalışıyoruz. Biz olanı açıklıyoruz; olan da normalleştirilmiş anormallik olduğu için, kaçınılmaz olarak eleştiri gibi geliyor. Sahte olan, gerçeğin yerini aldığında ve egemen olduğunda, gerçeği ve doğruyu söyleme eleştiri ve karşıtlık olur. Gerçeğin yerini alan sahtenin Makyavelci yumuşak dili doğruyu söyleyene “sivri dilli” demek zorundadır. Bu nedenle biz “eleştirel” görünürüz; ama değiliz. Biz 21. yüzyılda yaşanan insanlık durumunu kültür ve iletişim bağlamında anlamaya ve anlatmaya çalıştık.



İrfan Erdoğan Korkmaz Alemdar

Eylül 2004 Eylül 2004



İÇİNDEKİLER

BÖLÜM I
KÜLTÜR, KİTLE KÜLTÜRÜ VE POPÜLER KÜLTÜR 11
İNSAN TOPLUM VE KÜLTÜR BAĞI 11
HALK, HALK OLMAYAN VE HALK KÜLTÜRÜ 26
POPÜLER VE POPÜLER KÜLTÜR 29
KİTLE VE KİTLE KÜLTÜRÜ 40
YÜKSEK KÜLTÜR, HALK KÜLTÜRÜ VE KİTLE KÜLTÜRÜ 43
HALK KÜLTÜRÜ, KİTLE KÜLTÜRÜ VE POPÜLER KÜLTÜR 48
KÜLTÜR, BİLİNÇ VE İDEOLOJİ BAĞI 51


BÖLÜM II
KAPİTALİZM ÖNCESİ POPÜLER PRATİKLER VE POPÜLERİN DOĞASI 57
İLK YAŞAM BİÇİMLERİ VE KÜLTÜRÜN YARATILIŞI 58
İLK İMPARATORLUKLAR VE KÜLTÜREL ÜRETİM 61
FEODAL YAPILAR VE KÜLTÜREL ÜRETİM 71


BÖLÜM III 
KAPİTALİZMDE POPÜLER PRATİKLER VE POPÜLERİN DOĞASI 75
KAPİTALİZMDE ÖRGÜTLÜ YAŞAM 76
POPÜLER PRATİKLER: ÜRETİM, DAĞITIM VE TÜKETİM 78
KAPİTALİST ÜRETİM TARZINDA YERELİN DURUMU 80


BÖLÜM IV
POPÜLERLEŞTİRİLENLER TÜRKİYE’DE POPÜLER YAPI VE PRATİKLER 91
KİTLE İLETİŞİMİ YAPILARI VE ÜRETİLEN POPÜLERLİK 94
MODA VE KOZMETİK ENDÜSTRİLER 151
POPÜLER YİYECEK VE İÇECEK 161
POPÜLER BAYRAMLAR VE POPÜLER KÜLTÜR 167
POPÜLER ÇOCUK OYUNLARI VE OYUNCAKLAR 169
POPÜLER DİLLE SATIŞ 173
POPÜLER SPOR: SİRKTEKİ DEŞARJ 178
ATIN POPÜLER ARPASI: ALKOL, SİGARA, UYUŞTURUCU MADDE 193
POPÜLER ÖLÜMLER VE ÇEVRE HASTALIKLARI 194
KLASİK POPÜLERLEŞTİRME AJANI: EĞİTİM SİSTEMİ 198
POPÜLER SİYASAL VE EKONOMİK PRATİKLER: DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK SATIŞI 203
İŞ YERİ, İŞ İLİŞKİLERİ, İŞ KAZALARI VE POPÜLERLİK 206
POPÜLER DEVLET VE POPÜLERİN ÜRETİMİ 212
POPÜLER BİREYİN POPÜLER KİMLİĞİ: TÜKETİYORUM O HALDE VARIM 216
KİŞİLER ARASI İLETİŞİMLE POPÜLERLEŞTİRME: İNSANIN İNSANA YAPTIĞI 225
POPÜLER MESLEK 226


BÖLÜM V
POPÜLERLEŞTİRİLMEYENLER KÖTÜ POPÜLER YAPILANLAR 229
POPÜLER OLUP POPÜLERLEŞTİRİLMEYENLER 231
KÖTÜ POPÜLERLEŞTİRİLENLER 238


BÖLÜM VI
KURAMSAL YAKLAŞIMLAR 243
İDEALİST FELSEFEDE KÜLTÜRE YAKLAŞIMLAR 254
MARKSİST FELSEFEDE KÜLTÜRE YAKLAŞIMLAR 278


BÖLÜM VII SONUÇ 359


KAYNAKÇA 363

Share:

Translate

Çok Okunanlar popülerler

Arşiv Blog Archive

EN YENİLER Recent Posts

En Güncel Olan

Diktatörlüğün Medyası

Diktatörlüğün Medyası: Maddi yoksunlaştırmanın düşünsel ve duygusal yoksullaştırmayla desteklenmesi İrfan Erdoğan, Ankara, 2018 ...