İLETİŞİM SORUNLARI

İletişim sorunları insanların ve insanlar arası üretim ilişkilerinin getirdiği sorunlardır. İletişim sorunları düzgün söz söyleme, iyi ve etkili yazma ve konuşma, empatiyle davranma, vücut dilini etkili bir şekilde kullanma gibi “insan pazarında kendini iyi pazarlama ve dolayısıyla iyi sonuç alma” sorunu değildir. İletişim sorunları belli yer ve zamandaki egemenlik ve mücadele koşullarında insanın kendini ve çevresini üretme sorunlarıdır. İletişim sorunları bireyin kendini anlaması ve ilişkilerini düzenlemesi ve yürütmesiyle ilgili sorunlardan, bir ülkenin yeni-sömürgeleşmesiyle ilgili özelleştirme ve demokratikleşme adı altında “ülkenin zenginliklerini satış yarışı” sorunlarına kadar çeşitlenir. İletişim söz, yazı ve görüntüyle amaç gerçekleştirme olduğunda, elbette amaç gerçekleşmemesi sorun demektir; çözüm de doğal olarak sözü, yazıyı ve görüntüyü etkili bir şekilde kullanarak amacın çöküşünü engelleme olur. Bu engelleme girişiminde doğal olarak aracın (sözün, yazının, görüntünün, vücudun) nasıl kullanılacağı önem kazanır. Dikkat edilirse, bu indirgemede bile sorun insanlar arası ilişki ve bu ilişkinin üretilmesiyle ilgilidir. 

Elektronik güdümlü füze hedefini bulup tahrip ettiğinde, iletişim olur. İyi hazırlanmış ve gürültüden arınmış (güdümlü füzenin taşıdığı) mesaj alıcısını bulur, “geri-besleme” ile (hedefin tahrip edildiği görülerek) mesajın doğru alındığı yanıtını alır ve beklenen “etkiyi” elde eder ve gönderici memnun bir şekilde iletişimi tamamlar. Bu iletişim “iletişimsizliğin” ve “iletişim çökmesinin” olmadığı başarılı bir iletişimdir. Bu iletişimle birileri sorun çözerken, diğerleri sorunlara boğulur. [1]

Geleneksel olarak, egemen yaklaşımlar iletişimin temel problemi olarak etkinin (sonucun) beklenen biçimde olmasını engelleyen “gürültü” ve “mesajı anlama” konusunu öne sürerler. Gürültü mesajın doğru veya olduğu gibi alınmasını engelleyen, mesajın alınması sırasında, mesaj üzerine yüklenmiş bozucu faktörlerdir. Bunların giderilmesi gerekir. Bu bağlamda iletişimde problemler “istenen etkiyi” yaratmayla ilgilidir. 

İletişim problemlerinin nedenleri şöyle sıralanır (Dwyer, 1999, aktaran, Goddart, 2001): 

· Mesajda uygun olmayan kelime seçimi: Aslında bunlar mesaj hazırlama ve paketleme sorunlarıdır. 

· Uygun olmayan kanal seçimi: İletişim aracını seçme sorunları. 

· Uygun olmayan mesaj biçimlendirme: İçerik sorunları 

· Alıcının dikkat etmemesi, ilgisizliği: Motivasyon, reklam, propaganda ile talep yaratma ve kontrol sorunları. 

· Taraflardan birinde saygı eksikliği: Kontrol sorunları. 

· Sözü desteklemeyen sözsüz iletişim: Tutarlı iletişim stratejileri, imaj yaratma ve tutma sorunları. 

· Farklı kültürel geçmiş: Dil, dünya görüşleri, ideoloji, inanç, beklenti, alışkanlık, bilinç farklılığı, cinsiyet, ırk, gençlik sorunları. 

· Fakir/kötü/yetersiz tasarım ve sunum: Pazarlama sorunları. 

· Uygun olmayan zamanlama: Strateji sorunları. 

· Yetersiz geri-besleme: Talep azlığı, hedefin amaca uygun olarak davranışta bulunmaması, tüketim sorunları. 

Sorunlara dikkat edilirse, her sorunla ilgili açıklamamdan da anlaşılacağı gibi, iletişim sorunları denildiğinde, belli amaçla hareket eden bir tarafın bu amacına ulaşmasıyla ilgili sorunlar belirtilmektedir. İletişim problemleri göndericinin çıkarının gerçekleşmesi bağlamında ele alınmaktadır. Alıcı siz iseniz, “sizin amacınız ve çıkarınıza, umut ve beklentilerinize ne oluyor?” sorusu akla gelir. Bütün bunların anlamı oldukça açık: İletişim sorunları bir tarafın diğerini yönetim sorunlarıdır. Bu tür iletişim, ne denli serbest pazar, özgürlük, demokrasi, serbest enformasyon akımı gibi ifadelerle gelirse gelsin, bir egemenliğin gerçekleşmesi iletişimidir. Bu gerçek, iletişime engeller konusunun egemen yaklaşımlarda nasıl ele alındığına bakılınca, çok daha açıklık kazanır. 

İletişime engeller: 

· Gürültü: Fiziksel ve psikolojik gürültü mesajın gönderenin istediği biçimde anlamlandırmasını engeller. Dolayısıyla, gürültünün ortadan kaldırılması, yani teknolojik mükemmellik ve bilinç yönetiminin başarılı olması gerekir. (İyi ve güler yüzlü bir satıcının amacı demokratik bir iletişim ve ilişki kurma mıdır? Sırtını sıvazlayan el, her zaman senin için midir? Köyün içinden geçen yol, o köyü düşünerek mi yapılmış?) 

· Gönderenin sözlü ve sözsüz iletişimi arasındaki uyumsuzluk. (Aslında, profesyonel beceriksizlik ve yapısal yetersizlik.) 

· Haddinden fazla enformasyon yükleme: (Enformasyonu eğer gelen her şey olarak alırsak, evet; fakat enformasyonu bir belirsizliği azaltan bilgi olarak ele alırsak, o zaman, hayır. Her yerde sayısız lafların, kelimelerin, görüntülerin, yazıların uçuşması enformasyon bolluğu değildir) 

· Enformasyon saklama; gizlilik (Enformasyon kıymetli emtiadır. Gizlilik neden vardır? Neden kendinizi herkese açmazsınız? Neden sizi “açma” stratejileri vardır? Neden şirketler ve birileri gizler?) 

· Alıcının farklı algılaması (Farklı algılama düzen veya çıkar bozucu olunca suç olur. Çözüm? Farklı algılamayacaksın. Algılayanlar bilinçleri biçimlendirilerek ve baskı yollarıyla “doğru algılama” ve davranmaya yönlendirilir.) 

· Alıcının farklı tutum, inanç ve değerleri (Çözüm? Yeni değerlerin işlenmesi ve var olanların sömürüsü) 

· Önyargı veya enformasyonun çarpıtılması (Bu kavram karşıyı kötüleme stratejisinde kullanılan en etkili kavramlardan biridir. Eğer birinin söylediği bize uyuyorsa, o kişi ön yargılı değildir; fakat bizi eleştiriyorsa ve bu eleştiriyi çürütemezsek, o zaman çürütme yolu olarak “ön yargılısın” der ve sorunu çözeriz. Yargı ile önyargı arasındaki fark ne o zaman?) 

· İlgilenmeme veya ilgiyi atma (Düşünün, ilgi olmazsa veya sizin girişiminiz ilgisizlikle karşılaşırsa, sonuç amacınızın gerçekleşmemesi demektir. Bu durumda, engel ilgisizlik olur ve çare ilgiyi yaratmaktır.) 

· Kıymet bilmeme ve ödülde yetersizlik (Bu nedenle bir arkadaşını terk edebilirsin, ama işini terk edebilir misin?) 

· Güvensizlik (Sana niye güveneyim ki?) 

· Seçimsel algı, ilgi, seçimsel yaklaşma ve uzaklaşma 

· Dil kullanımı ve anlambilim 

· Bürokratik işlevsizlik veya kötü işlev (örgütsel engel) 

· Tek yönlü iletişim ve geri beslemenin olmaması (Şirketlerde iki yönlü mü oluyor? Tek yönlü olduğu için orduda sorun mu var? İletişimin iki yönlü olması için geri-besleme önerilir. Zaten, iletişimd tek yönlü olsa da iki yönlü olsa da geri-besleme vardır: patron der sen yaparsın. Bunların dediği biçimde geri besleme kurnazlığı örneğin firmalarda “şikayet kutusu” ve “ispiyonculuk” biçiminde oluşur). 

İletişimde elbette problemler ve engeller vardır, çünkü en azından, iletişimle yürütülen ilişkilerde insanların istemleri, beklentileri, umutları, amaçları ve örgütlü yer ve zamandaki konumları ve bütün bunlarla gelen egemenlik ve mücadele durum ve sorunları farklıdır. Shannon, Weaver, Schramm, Cutlip gibilerin sunduğu iletişim sorun ve engelleri bir yönetimsel egemenliğin gerçekleşmesi önünde duran ve çözülmesi gereken sorunlardır. Bu sorunlar pazar çıkarlarına yönelik bilinç ve davranış yönetimi için gerekli araştırmaların yapılması, stratejilerin belirlenmesi, uygulanması, uygulama sonuçlarının analiz edilmesi ve karar vermede kullanılmasını gerektirir. Ana akım yaklaşımların temel ilgi alanının ‘etki” ve etkinin nasıl sağlanacağı olması bu nedenledir. Bir kez etkinin ve davranışın doğası bilinirse, başarılı yönlendirme için mekanizmaların kurulması ve uygulanması olasılıkları artar. 

Alternatif yaklaşımda, iletişim problemleri ve engelleri egemenlik ve mücadeleyle gelen örgütlü yaşam sorunları olarak ele alınır. Bu bağlamda, örneğin etki sorunu bilinç yönetimi, ideolojik biçimlendirme, talep yaratma, tüketici kültürü gibi konular içinde değerlendirilir. Engeller bir egemenliğin gerçekleştirilmesi ve meşrulaştırılması için (örneğin serbest pazar, gümrük duvarlarının kaldırılması, özelleştirme, serbest iletişim ve enformasyon akımı, empati) ele alınmaz; örgütlü yapı ve ilişkilerin doğasının anlaşılması ve açıklanması için incelenir. 

Sosyal iletişimle ilgili olarak, 20 yüzyılın başlarından beri tekelleşme iletişimde ciddi bir sorun olarak öne sürülmüştür. Örneğin W. Lippmann 1922’de, kabloların, limanların, petrol istasyonlarının, dağ geçitlerinin, kanalların, boğazların, nehir yataklarının, terminallerin ve pazarların tekelleşmenin iletişim araçlarıyla (altyapısıyla) ilgili en önemli sorun olduğunu belirtmektedir. Lippmann’a göre iletişim araçlarının tekelleşmesi iş adamlarının zenginleşmesi ve hükümetlerin prestij elde etmesi ötesinde bir önem taşır: Tekelleşme haber ve düşüncenin alışverişi önünde bir engeldir (Lippmann, 1965:31,32). 

Görüldüğü gibi iletişim sorunları etkiyle bağıntılı gelen anlama ve anlamlandırma ile ilgili gürültü, iletişimsizlik, iletişim çökmesi ve serbest rekabeti engelleyen tekelleşme bazında ele alınır. Aslında iletişim sorunları anlama ve anlamlandırmanın çok ötesinde, insanlar arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin doğasıyla ilgili sorunların bütünleşik ve ayrılmaz parçasıdır. Bir insanı anlama veya dediğini veya yaptığını doğru olarak anlamlandırma, o ilişkiyi pozitif yönde sürdürebileceği gibi negatif yöne de götürebilir. (Negatif yönde olduğunda o iletişimi iletişimsizlik veya iletişim çökmesi olarak nitelemenin anlamları neler olabilir) 








[1] Ya hedefi bulamaz ve yanlış hedefi vurursa? Ne olur?
Share:

Translate

Çok Okunanlar popülerler

Arşiv Blog Archive

EN YENİLER Recent Posts

En Güncel Olan

Diktatörlüğün Medyası

Diktatörlüğün Medyası: Maddi yoksunlaştırmanın düşünsel ve duygusal yoksullaştırmayla desteklenmesi İrfan Erdoğan, Ankara, 2018 ...