Günümüzde etik

Gerçek ile sahte yüzmeye gitmişler .. Giyeceklerini derenin kenarına çıkartıp suya girmişler. Sahte sudan çıkmış ve gerçeğin giyeceklerini giyip gitmiş. Gerçek sudan çıktığında bakmış ki oradaki giyecekler sahtenin. Giymemiş. Kimse görmesin diye utancından çalıların arasına saklanmış. Saklanış o saklanış. O zamandan beri sahte, gerçek ve doğru diye egemenlik sürerek günümüze kadar gelmiş. Günümüzde ise, en yüksek alçaklık seviyesine erişmiş: Hırsızlar, vurguncular, dolandırıcılar ülkeleri yönetiyor, haksız kazançla (haklı kazanç ne ki?) trilyonlar vuranlar okullar açıyor, eğitiyor, yardımseverlik örnekleri veriyor. 

Kurnaz sahtekarlar çocukları askerdeki gibi tek düze giydiren ve bunu da her çocuk okula istediği gibi giyerek gelirse bunun psikolojik olumsuz etkiler yaratacağı ile meşrulaştıran bir egemenliği kaldırıp onun yerine başka bir egemenliği getirmek için (örneğin tüm kızların türban, peçe veya çeşitli örtülerle ve erkeklerin de tespihler, takkeler ve şalvarlarla gelmesini sağlamak için), insan hakları ve demokrasi gibi gerekçelerle okullardaki kıyafet diktatörlüğünü kaldırması ve okul yönetimindeki soyguncularla ticaret arasındaki çıkar ilişkisine son vermesi de böyledir: Amaç demokrasi ve insan hakları değil, yine kapitalist soyguna dayanan ve bu soygunu en etkili bir şekilde (kapitalizmle yönetimden atılan ve yine kapitalizmle insanları yönetme işine yeniden eklemlenen teolojiyle ve hurafelerle beslenerek) yapan bir egemenliğin yerleştirilmesidir. 

 Uluslararası ilişkilerde, tarihsel görevlerine devam eden katiller “kurtarma, demokrasi ve özgürlük operasyonu” yapıyor. “Operasyon Adam Smith” ile övünüyor. İnsan hakları şampiyonluğu yapan katiller asla ellerini kana bulamazlar, çünkü insan haklarına aykırıdır, etik ilkelerine uymaz, demokratik değildir, mideleri kaldırmaz. Dolayısıyla, işçi sınıfının yarısını kiralarlar diğer yarısını baskı altında tutmak ve gerektiğinde öldürtmek için. Bu kiralanmış katillere güller atılıyor. Kölelik özgürlük olarak satılıyor ve kölelerin önemli bir kısmı satanlara tapıyor. İnsanların bilincini iğfal edenler, insanların isteğini, arzusunu dile getirdiğini iddia edip alkış topluyor. Örgütlü yapılardaki ilişkiler baskı, yalakalık, şantaj, sahtekarlık ve çalıp çırpmada ortaklıkla yürütülüyor. Bu alçalmış insanlık taslayan yaygın insanımsılığın, böl ve yönet politikalarını gerçekleştirmek, ve ekonomik, siyasal ve kültürel pazarın promosyonunu yapmak için kullanılan sayısız kılıflardan biri de etik kavramıdır. Etik, gerçeğin yerini alan sahtenin, kendisinin olmayan ama kendisinin diye ölçüp biçip şekillendirerek sunduğu klasik giysilerden biridir.
Share:

Translate

Çok Okunanlar popülerler

Arşiv Blog Archive

EN YENİLER Recent Posts

En Güncel Olan

Diktatörlüğün Medyası

Diktatörlüğün Medyası: Maddi yoksunlaştırmanın düşünsel ve duygusal yoksullaştırmayla desteklenmesi İrfan Erdoğan, Ankara, 2018 ...