Sömürenin Borazanı Olma: Üretim ve Üretim İlişkileri

Ülke içinde ve ülkeler arasında süregetirilen çıkar yarışının günlük yaşamımızda ilk bakışta görünen kısmı, kapitalist güçlerin çıkar ortaklığının temsili olan (ve elbette kapitalistler arası yarışta çıkar gerçekleştirmede üstünlük sağlamak için kullandığı) devletin yönetim işini yapan hükümetlerdir. Yani, hükümetler ülkeleri yönetiyorlar. Hayır, hükümetler, (ister kapitalistlerin kendilerinin doğrudan yer aldığı veya temsilcileri tarafından oluşturulan kimselerden oluşsun), kapitalist çıkar yarışının ve ortak çıkarlarının gerçekleştirilmesinin yapıldığı bir yönetsel örgütlü ortamı anlatır. Bu ortam, kapitalist sistemin siyasal ekonomisinin gerçekleştirildiği, devlet yapısının sürekliliği için gerekli tüm işlerin yürütüldüğü her şeyi içerir. Kurnazca yaratılmış yanılsamada, biz ülkeleri yönetenler arası yarışın, siyasal partiler arası yarış olduğunu sanırız. Seçim süreçlerini demokrasi ve özgürlüğün ifadesi olarak niteleriz. Oy vererek seçtiğimizi sandığımız temsilcileri, bizi temsil ediyor sanırız. 

Küresel ve küreseli oluşturan yerel yapılardaki örgütlü üretim, dağıtım ve bölüşüm pratiklerinin doğasının incelenmesi, toplumu kontrol edenlerin yarattıkları ve sürdürdükleri maddi ve maddi olmayan (düşünce, inanç, duygu, duyarlılık, ilgi, tercih ve davranış gibi) koşulları, bu koşulların yarattığı insanlık durumunu ve bunun sonuçlarını anlamak için gereklidir. Bu düşünce tarzı, dünyada küçük bir azınlığın büyük çoğunluğu yoksun bırakan bir üretim biçimine ve bu biçimi (sahteyi, baskıcı olanı, sömüreni ve serbest-köleliği) destekleyen medya ve resmi eğitim yapıları gibi örgütlü biliş ve davranış yönetimi yapılarına karşı duran bir temele dayanır. Bu temel de dünyada herkesin insanca yaşamaya hakkı olduğu ve var olan teknolojik seviyenin bunu kolayca sağlayabileceği gerçeği ve vicdanı üzerine kurulmuştur. Bu düşünce tarzı, vicdansızlığın insanın düşüncesini ve vicdanını esir aldığı koşullara ve bu insanlık dramını yaratanlara ve destekleyenlere karşı bir “yeter artık” feryadıdır en azından. Ne yazık ki, on binlerce yıldır, bu feryatlar bastırılarak, mızraklanarak, kılıçtan geçirilerek, kurşunlanarak yok edilmeye çalışılmaktadır. İşte eski ve yeni medya denen örgütlü yapılarda çalışan profesyoneller, günümüzdeki ikiyüzlülüğün (çifte-standart) en güzel örneğini vererek, bir taraftan kendilerini, halkın gözü ve kulağı olarak sunarlar; öte yandan, kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için çalıştıkları örgütlü medya yapılarının ve diğer egemen yapıların çıkarlarını gerçekleştirmek için düşünsel üretim yaparlar.

 Tamamını okumak/indirmek için tıklayınız

Share:

Translate Çeviri

Çok Okunanlar popülerler

EN YENİLER Recent Posts